
BAYRAMINIZ BAYRAM GÝBÝ KUTLU OLSUN;
Gönderen: Þenay Çobanoðlu

Bu gün bayram,çaðýn bu iletiþim cihazlarýydan gerçekten tam istifade edemiyoruz.Ayný apartmanda,ayýný iþ yerinde olduðumuz halde,ayný binanýn kapýsýnda ve asansöründe,yüzlerce defa karþý karþýya geldiðimiz halde,çoðumuz biri birimiz tanýyamýyoruz,biri birimizi tanýmadýðýmýz için,biri birimizin hakkýnda çok zaman can ve mal güvenliðimiz adýna tedirgin olmaktayýz.Ýþte bu mübarek bayramlar,kiþilerin arasýndaký bu saðOkluðu kaldýrmasýna bir vesiledir.Bu bayramlar vesilesiyle bir araya geliyoruz ve tanýþma fýrsatý buluyoruz.Bu bayramlarda, kiþinin inancýna ve siyaset görüþüne bakýlmaz.Bu bayramlar bu farklý görüþ ve düþüncede olan insanlarýmýzý kuþatýr.Aradaki kin ,nefret ve düþmanlýðý bir tarafa býrakarak,duygularýmýzýn bir olan manevi ve milli günlerimizdeki bu hoþ görüyle kuþanarak,dostluðumuzu ve kardeþliðimizi pekiþtirir.Bende buna istinaten ,aramýzdaki bir olan baðlarýmýza dayanarak,ülkemin tüm insanlarýnýn hiç bir farklýlýk gözetmeden Kurban bayramýný ailleriyle birlikte içtenlikle kutlamak istedim.Halkýmýzýn çoðu benim bu hassasiyetime ve bu örnek hareketimi müsbet karþýlarken bazýlarýda,tepkiyle karþýlýk vermiþ.Bende bu tepki veren vatandaþlarýmýzýn,benim bu hoþgörüyle hepsine sevgi kucaðýmý açmýþ bulunduðum hallede, nerde yanlýþ bir þey yaptým diye üzüldüm,bu verilen tepkilerden bir müsbet bir mana çýkaramadým.Tabi her kez istediði gibi düþüne bilir ama konuþurkrn çok dikkatli konuþulmalu her konuþulan kelimeyi iyice seçmeli,halkýmýzýn birlik ve beraberliðine sekteye uðratmadan,höþ görülü olmalýyýz.bu hususta çok davetlere gidiyoruz.O gittiðimiz toplantýlardan bektaþý veli,yunus emre ve mevlana ile ilgi hoþ görü toplantýlarýna katýlýyor,ordaki birlik ve beraberlik o sevgi duygularý ne hikmetse kendi yaþam biçimimize indirgemiyoruz ve yaþamýyoruz.Ben inanýyorum bu sevgi mahbet olan yerleri örnek mesala halkýmýzý beþ vakit cenabý hakkýn huzuruna çýktýklatý ve cemaatle ibadet ettikleri yerlerden biri olan camilerimizdeki o rahmet sevgi yumaðýný toplum içinde bizler icra etsek,inanýyorum,ne kin ve nefret kalmaz,zaten bunu aksiside düþünülemez.Her güzel þeyleri dilimizle ikrar ediyoruz, yaþantýmýza uygulamaya gelince farklý bir durmda oluyoruz, evet beyler toplum içindeki bu gibi çok hastalýklarýmýz var,iþte bu haslýklarýmýzdan kurtulmasak,toplum içinde en emniyette olabilir nede,kendimiz ve ailemizi güvende hissedebilir.Bu hastalýkðýmýzýn tedavi olan o manevi ve madi yerlerindeki o yerlerden aldýðýmýz feyzi yaþamamýza uygulamadýðýmýz için ,toplum içinde bir araya gelip bir iki laf konuþamuyoruz.Biri biribirimizin ne konuþmasýna ve ne bir araya gelmelerine tahamül edebiliyoruz.Halbuki bu birlik ve beraberliðimizi,çanakkalede olduðu gibi bu yakýn zamanda, ülkemizi acýya boðan þehitlerimiz ve bu Van depremindeki insanlarýmýzýn,yakýnlarýnýn acýlarýný türk milleti olarak içten paylaþtýk.Halkýmýzýn bu örnek davranýþýmýz dünyadaki hiç bir millete olmuyan,bu güzel meziyetimizle pekiþtirmeye çalýþtýk.onun için farklý görüþ ve düþünce içinde olabilir,ama farklý topraklarda, farklý bayraklar altýda yaþamýyoruz.Bayraðýmýz bir,milli marþýmýz ,bir sürü bizleri bir araya tütan birlik niteliklerimiz varken,bu nedir biri birimi ötekileþtirmek.Ýþte bu bayramlar bu birlik ve beraberliðimizi muhafaza etmek için, bir birimizle kaynaþmak zamanýný bize sunmaktadýr.Lütfen sizlerden istirhamým, bari böyle mübarek günlerde, bu kin ve nefret ayrýca öteliþmeleri bir tarafa býrakalým.Bu toprak üzerinde kardeþce yaþadýðýmýzý dost ve düþmana göstermeliz.Bizler biri birimizle ne kadar tartýþsak ve kavga etsek bizler bu kutsal topraklarýmýzý üzerinde ailece mutlu ve huzurlu bir þekilde yaþamalarýný biliriz.Ayný dili konuþuyoruz,bu ülkede çok þeylerimizi orta olarak kullanýyoruz.(yürüdüðümüz yol,alýþ veriþ yaptýðýmýz pazarlar,çalýþ týðýmýz devlet kurumlarý ve nice ortak kullandýðýmýz bu birlik ve beraber olan yerlerimiz vardýr.) Zatýnýn dediði gibi,eðer bazý baðlar olmasaydý,aðaçtan orman,hayvandan sürü,insandan toplum olmazdý.Doðru bir tesbit.Ben bu hoþ gürunuze dayanarak, tekrar kurban bayramýnýzý ailenizle birlikte,en içten temiz duygularým kutlar,saðlýk ve mutlu olmanýzý temenli ederim.Hepinize sonsuz sevgi ve selamlarýmý yolluyorum.06/11/2011
Musallabaðlarý Beypazarý Kurtuluþ Mahalle Muhtarý
Þenay ÇOBANOÐLU
02 Kasim 2011, Pazartesi 14:24



BIRAKIN ÝTÝÞMEYÝ VEDÝDÝÞMEYÝ BÝZ GAZLERÝN SESÝNE KULAK VERÝN;
Gönderen: Þenay ÇOBANOÐLU

Þenay Çobanoðlu
DÜN BÝR GAZÝNÝN,ÝÇLERÝMÝZÝ ACITAN FERYADINI DUYAN VARMI!!!!!!!!!!!!!
Dün takvim yapraklarý,17.07.2011 Tarihini gösteriyordu, Ýzmir konak meydanýnda, bazý sivil kuruluþlarý tarafýndan, on üç þehidimiz için, bir panel düzenlemiþlerdi. Ama Ýzmir gaziler dernek baþkaný, bu panele iþtirak etmemiþti. Bir televizyon spikeri, Ýzmir gaziler derneðini ziyaret ettiðinde, gaziler dernek baþkanýna, ilk sorusu þu oldu, baþkaným sizin haklarýnýz için bazý sivil toplum kuruluþlarý, konak, alsancak’ta kamuoyuna seslerini duyurmak için, bir toplantý düzenlemiþler sizler neden bu toplantýya katýlmadýnýz dedi. Gaziler dernek baþkaný, bizim þehitlerin üzerinden, siyaset yapýyorlar, ayrýca üç gün öncede üç þehit verdik, bu sivil kuruluþlar neden bir seslerini çýkarmadýlar, þimdi on üç kiþi þehit verince, akýllarýna geldik. Bunlar bizlerin þehitlerimiz üzerinden, siyaset yapmalarýna izin veremeyiz. onlar çirkin oyunlarýný bu kutsal þehitlerimizin kanýyla siyasetlerini sürdürüyorlar, buna bizler bir þehit aileleri olarak müsaade etmeyiz ve ettirmeyiz. Bizler hiçbir devlet kurumun ayaðýna gitmeyiz. onlar bizlerin ayaðýmýza gelecek. Bizler devlet ve vatan için hep önde yürüdük. Aziz canýmýzý bu ülke için niye verdik. Þehitler ölmez diyorlar, hayýr þehitlerimiz, göz göre, göre ölüyor. Vatan bölünmez diyorlar, birleri evet vataný bölecek duruma getirdiler. Ne oluyor yani, bu vataný fakir ve fukara aile çocuklarý, canýný feda ederek koruyacak, peki bu uçsuz, ýssýz ve bucaksýz, daðlýk arazilerde, bu fakir ve fukara ailelerin çocuklarýnýn þehit haberleri yansýyor, kamuoyuna, neden zengin aile çocuklarý, bu bölgelerde askerlik yapmýyor. Benim þimdiki aklým olsaydý, bedeli ne olursa olsun katlanýrdým ama çocuðumu ülke savunmasý için, askere göndermezdim. Bana ne vatan bölünüyorsa bölünsün, bu vataný hep bizlerimi düþüneceðiz. Bu devlet yalnýz bizimi, o zengin ailelerin devleti deðirmidir. Ben ailemle bir yere sýlayý rahim yapamýyorum, maþallah bu zengin aileler, bu sahil benim þu sahil senin demeden, tüm yaz günlerini aileleriyle güzel bir tatili geçirirken. Ben ise ailemle, geçim sýkýntýlarý içinde, yarýn ne yiyeceðiz onu düþünüyorum.
Pazar günü bu röportajý, bir özel TV’de, bu gazimiz ile spiker arasýndaki konuþmalarý seyrederken kendimi tutamayarak, hüznüne boðuldum. Beyler bunlarýn belki aðýzlarý sizler gibi laf yapmayabilir. Kalemi sizler gibi kuvvetli olmayabilir.Maddiyat yönden sizin gibi, geliri yüksek olmayabilir.Her an aðýzlarýnda Atatürk ve bayrak laflarýný geveliyemiyebilir.Bu örnekleri çoðalta biliriz..Ama bu þehitler, vatana, bayraða, Atatürk’e olan sevgisini onu en kutsal olan ,canýný feda ederek gösteriyorlar.Geride ne büyük bir serveti ve nede onu koruyacak ve kollayacak hiçbir kimsesi olmadýðý halde. Geride bir sürü yetim býraktýðý çocuklarý, boynu bükük býraktýðý ailesi, yaþasaydý, onlarýn umudu olarak evinin geçimini üslenecek birini býrakamadýðý halde. Arkasýnda dert ve kederli bir aile býraktý halde. Bu þehidimin hiç mi hayalleri yokumdu. Bu þehidimin hiçimi diðer insanlar gibi, insanca yaþam haki yokumuydu. Ama o vatan, millet ve bayraðý için, ona baðlýlýðýnýn, sadakat örneðini, canýný kurban ederek göstermiþ oldu. Ýþte bu þehitlerimizin bu örnek davranýþý, bize de bir örnek olsun. Bu ülkeyi sevmek lafla deðil, yeri geldiðinde canýný bile esirgemeden, kurban etmekle olur.
Bir devlet çok baþlý olmaz..Verdiði kararlar kesin olur.Bir ileri bir geri karar veremez.Devletin tüm kurumlarý, devletin kararlarýna,kuskusuz biat eder.Avrupa’nýn ve amerikanýn gözüne ve aðzýna bakarak ,meclisten kanun çýkarmaz.Benim milletim asil bir millettir,benim milletimin þahsiyeti yüksektir.Benim milletim adil ve merhametiyle ordular üstünde bir kahramandýr.Benim milletim inancýyla yoðrulmuþ bir ruha sahiptir.onu içindeki ruhundaki iman,bedenini güçlendirmiþtir.Þehitlik müessesini,mertebelerin en yükseði saymýþtýr.O yüzden þehitler yýkanmadan,elbiseleriyle defnedilir.O yüzden onlar, çok mübarektir .Ebedi hayata yolculuklarýnda görevleri, bitmiyor.Çünkü onlar hayattadýr.Bizler ölüyüz.Bu ülke her sýkýntýya düþtüðünde,onlarý yaný baþýmýzda buluruz.Çanakkale de,sakar yada,Dumlupýnar da ve yakýn zamandaki bin dokuz yetmiþ dört harbinde ki savaþlarda, bizimle birlikte, düþman askerleriyle savaþtýlar.Burada buna geçmiþteki savaþlarda yaþanan, bir olayý naklediyorum.(Yýl bin dokuz on sekiz.Yer Anadolu,savaþacak gücümüz kalmamýþtý.Askeri teçhizatýmýz yok denecek duruma gelmiþti.Çünkü koskoca bir imparatorluk dýþ güçlerin,saldýrýsýna uðramýþtýk.Anadolu’nun her yerinde, savaþ vardý.Ýngilzler,Ýtalyanlar,yunanlar,Fransýzlar,avustuyalýlar,Ermeniler ve Rusya ile savaþta idik.Askerlerimizin gücü parçalanmýþtý. (Bir gazimiz Atatürk komuta altýnda, yunanlarla savaþýyorduk. Ben çok aðýr bir þekilde yaralanmýþtým, ayaða kalkacak ne takatim vardý nede yürüyebilecek bir halim vardý. Düþman askerlerinin hedefi olmuþtum, Her yerimde mermi ve þaraper parçasý mevcuttur. Demek bir müddet baygýn bir þekilde þehit askerlerimizin cesetleri içinde kalkýþým. Bizim askerlerde bende þehit olmuþum gibi anlamýþlar ki beni o yaralý halimle sedyeyle götürmemiþler. Bende o yaralý halimle orada, baygýn bir vaziyette kalmýþýmdýr. Kendime bir gelince, bizim birlikler görünmeyerek bir þekilde, bulunduðum mevkiden uzaklaþmýþlardý. Arkama baktýðýmda, yunan süvarileri, atlarýndan inmiþ, silahýna süngüsünü takmýþ, yerde uzanan þehitlerimizi, tek, tek silah süngülerini þehitlerimizin karýnlarýnýn birkaç yerine batýrarak, öldüklerinden emin olmak için. Beni bir titretme aldý, can tatlýydý göz göre, göre canýmý bir, bir yunan askerinin silah süngüsüyle, vahþice bir þekilde can veremezdim. Geçmiþim bir gözlerimin önünden, film gibi geçmekteydi. Ben þu ana kadar, geçirdiðim günlerimi evlatlarýmýn iyi yetiþmesi için ve ayrýca servetime servet katmak için o kýymetli günlerimi geçirmiþtim. O yunan askerinin o konumunu görünce, dayanamadým yarabbi dedim, ben bu ana kadar, sana layýkýyla bir kul olamadým. Emek verdiðim ve þu ana kadar geçen ömrümü evlat ve mal kazanmak için tüketmiþtim. Þu anda çok kötü durumdayým. Þu an çok kötü bir durumdayým. O emek ve deðer verdiðim, hiç biri yanýmda yok. Yine seninle baþ baþa yýk, yarabbi beni affet ve baðýþla, sana layýk bir þekilde kulluk görevimi yerine getirmediðim için çok piþmaným. Ben Allahýma bu þekilde içten yalvarýrken piþmanlýðýmý orta koyarken, yunan askerleri, bana çok yakýn bir mesafeye gelmiþlerdi. Birden o yunanlarýn bir manga askeri, ellerindeki iki eliyle sarýldýklarý silahlarýný baþlarýnýn üzerine kaldýrarak, önüme geçtiler, bana da o an bir güç geldi, sanki o çok yararlý asker ben deðilmiþim gibi, Allah bir güç ve takar verdi, ayaða kalktým, onlar önümde ben arkalarýnda, epeyi bir yol kat ettikten sonra, Türk birliklerine kavuþmuþtuk. Türk birliklerinin bulunduðu yerde, dikenli telle çevrilmiþ, yunan esir kamplarý vardý. O dikenli tellerin arkasýndaki, esir yunan askerleri, önüme düþen, elerindeki silahlarýyla baþýnýn üstünde tutan, yunan askerlerine, þöyle sesleniyordu. Yazýklar olsun size, on kiþi bir yaralý Türk askerinin hakkýndan gelmediniz, size acýyorum ne biçim bir yunan askeri siniz, diye seslenirken, önüme düþen, elerindeki silahlarýyla birlikte baþlarýnýn üzerine kaldýran yunan askerleri, o dikenli tel arkasýndaki esir düþmüþ yunan askerlerine, o da þöyle cevap veriyordu. Hayýr, iþin aslý sizin bildiðiniz gibi deðil. Bizler o yaralý Türk askerinin vücuduna süngümüzü saplamaya hazýrlanýrken, o an bir sürü yeþil sarýklýlar bizleri kuþatarak, teslim aldý. O yaralý Türk askeri birden bire ayaðý ya kalktý, O arkamýzda, biz önünde, bizi bu Türk birliklerine kadar, bir esir asker gibi getirdiler.)
Bunu gibi nice böyle olaylar, bu savaþlarýmýzda yaþanmýþtýr. O yüzden þehitler ölmez, her an bizimle temas içindeler. Ýþte bizler millet olarak, bu inanca mensup olduðumuz için, Mustafa Kemal ATATÜR, bir anýsýnda Çanakkale savaþýnda bir olayý bizimle þöyle paylaþmaktadýr. Savaþ esnasýnda, arka saftaki Türk askerlerimiz, ön saftaki askerlerimizin þehit olacaklarýný bildikleri için, Kimi cebinden bir musabýný çýkarmýþ, avuçlarýnýn içinde açmýþ okuyor, kimide kur’an-ý kerimi bilmediði için olmalý ki, bazý bildiði dualarý okuyarak, ön safta þehit düþen Mehmetçiklerin yerini almaktaydý. Evet, asker sayýsý olarak çok küçüktük, asker teçhizat hususunda hem Ýlker ve hem de yetersizdik. Bizler bu dünyaya destan olan bu büyük savaþlarda, bize güç veren, imanýmýzýn gücüyle kazandýk.
Ýþte böyle vatanýmýzýn bakiyesi, istiklali ve huzuru için canýný seve, seve veren þehitlerimize, devlet olarak onlarýn hak ettiði deðeri vermeliyiz. Ailelerine sahip çýkmalýyýz. Memurun en yüksek aldýðý ücretle ödünlendirmeyiz. Çocuklarýný devlet kendisi sahiplenmeli, en güzel bir þekilde eðitmeliyiz. onlarý ayaðýmýza deðil, bizler her bayramda ,o ilin ve ilçenin mülkü amiri olarak onlarý evlerini ziyaret etmeliyiz..onlarýn cenazelerini ,Ýslami kurallar içinde defnetmeliyiz.onlarýn kaný üzerinde siyaset ve hamaset yapmamalýyýz. Þehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz, gezlerimize saðlýk ve afiyetler diliyoruz. Biziler büyük bir devletiz, bizler millet olarak asil ve þahsiyeti yüksek olan, bir ecdadýn çocuklarýyýz..Þehit ve gazilerimiz, savaþlarda bu ülkeye aziz canlarýný nasýl göz kýrpmadan vererek nasýl sahip çýktýlarsa, þimdi bizlerde o hassasiyet içinde onlara sahip çýkmalýyýz., onlarý üzecek bir durum ve ahval içinde olmamalýyýz.Allahýn selamý ve bereketi bizlerin ve sizlerin ayrýca cümlemizin üzerine olsun.Selam ve duayla, hoþça kalýn.
Þenay ÇOBANOÐLU
18/07/2011
21 Temmuz 2011, Perþembe 20:54



ÖRNEK MUHTAR
Gönderen: Feyzullah SÝMO

Hasan diyor ki:
01 Haziran 2010, 20:15
BÝR YAZARIN KALEMÝNDEN, BÝR MUHTAR POTRESÝ;
Birilerin derleriyle detlenebilen toplumumuzda kaç kiþi vardýr.Yaralarýnýn sarýlmasýný bekliyen, acýlarýnýn dindirmesini istiyen, iniltilerini duyan ne kadar insan var acaba.?
Mahallemin mutluluðu benim mutluluðum, mahallemin insanlarýnýn mutsuzluðu benim mutsuzluðum, yiyebilen babaðiyit sayýsý nedir, acaba?
Mahallesinin proplemleriyle uðraþmaktan, ihtiyaçlarýný gidermekten,gençlerin kahve köþelerinden kurtulmasý için çaba sarfeden, kaç tane mahalle muhtarý vardýr acaba?
(Komþusu aç iken, tok olan bizden deðil.) hadisi þerifin neler ifade ettiðini düþünerek, hayatýný sürdürmeye çalýþan, kaç aile vardýr acaba?
Sarýlacak yaralarýn nasýl sarýlmasý gerektiðini, ve kimlerle birlikte sarýlmasýný düþünerek haraket edene toplumun arzu ve isteklerini, hayatýnýn birinci sayfasýna yazabilen kaç tane mahalle muhtarý gösterebilirsiniz acaba?
Mahallesinin yeþil alanlarýnýn çoðalmasýný, cadde ve sokak isimlerinin belirlenmesini, insanlarýn rahlýkla cadde ve sokaklarda dolaþa bilmesi, için ortam hazýrlýyan insanlara ne kadar teþekkür etsek azdýr.
Seçildiði günden beri mahallesindeki eksiklikleri gidermek için çalýþan, Örneðin; 1- Mahallesine mahalle sakinlerinin yeteri kadar aktevitelerinden istifade edecek büyük bir aile parký yaptýrmýþ. 2- Mahalle sakinlerinin þehre gidiþ ve dönüþleri için, bir münübüs hattýný, mahallesinden geçirmek süretiyle, vatandaþlarýnýn ulaþým sorununu çözmüþ. 3- Mahallesine halkýn araçlarýný rahatlýkla park etmeleri için, yedi adet oto park yeri yaptýrmasý. 4- Mahalle sakinlerinin sabah spor yapmalarý için, mahalle içindeki park içine beþ elamanlý bir firdeks aletlerini konulmasý. 5- Mahallesine bir saðlýk ocaðý yaptýrmasý. 6- Mahallesine halkýn rahatlýkla muhtaralýk hizmetilerini alabilsin diye ,bir muhtarlýk ofisi yaptýrmasý. 7- Mahalle içinde eksik kalan, kanalizyonlarýný bitirmesi. 8- Mahallesinin sokalarýnýn her yerinin, pýrýl pýrýl ýþýklandýrmasýný saðlamak ve mahallede hiçbir karanlýk yer býrakmamasý. Mahalle halkýnýn dertleriyle, istekleriyle ve ihtiyaçlarýnýn gidermesiyle ilgilenen Musallabaðlar mahalle muhtarý sayýn Þenay ÇOBANOÐLU’ndan bahsetmek istiyorum, deðerli okurlarýma.
1999,2004 ve 2009 seçimlerinde Musallabaðlarý Muhtarlýðýna seçilen Þenay ÇOBANOÐLU seçildiði günden bu güne kadar, mahalle sakinlerinin dertleriyle dertlenip, sorunlarýna çare bulmak için çaba ve gayretlerini ortaya koymuþtur.
Mesleðini seven bir kiþi,Muhtar Þenay ÇOBANOÐLU hayatýndaki çalýþma felsefesi;
Musallabaðlar Mahallesinde bir kiþi huzursuz ve mutsuz olursa, mahallenin mülki amiri olarak bende huzursuz ve mutsuz olurum. Mahalle sakinlerinin mutlu olabilmeleri için, muhtar olarak elimden gelen her fedeykarlýðý yaparým, ve öylede yapýyorum, yoksa muhtar olarak kendimi huzurlu hisedemiyorum, cümlelerini söyletiyor ona.
Kendisi bir emekli olduktan sonra , mahalle muhtarý seçildikten sonra ,Hakk’a hizmet, halka hizmetten geçtiði bilinci içinde hareket ederek, mahalledeki bütün insanlarýn mutluluðunu istediðini yukardaki cümlelerde ne güzel anlatmýþtýr.
Günümüzde böylesine cefekar, böylesine fedakar, ve mahale sakinlerinin dertleriyle dertlenip, sevinç ve mutluluklarýna ortak olan muhtarlara ve idarecilere, halkýmýzýn çok ihtiyacý vardýr.
Yaptýðý icraat ve çalýþmalarýyla, mahalle sakinlerinin gönlüde yer alan, muhtar Þenay ÇOBANÐOLU, mahalleyi bir insanoðlunun vucuduna benzetiyor, bir vucut azasýnýn rahatsýz olmasýyle bütün vucudun nasýl rahatsýz olmasýna neden oluyorsa, ortaya çýkan dert ve proplemlerin büyümeden halledilmesi, bütün mahalle halkýnýn vesile teþkil edileceðine çoktan inanmýþ olarak hizmet vermeye çalýþýyor.
Toplumdaki deðerli ve saygýn insanlar , önce kendi mutluluðu için deðil, baþkaraýnýn mutluluðu için çalýþandýr. Sözünü muhtar Þenay ÇOBANOÐLU kendisine düstür edinmiþ nitelikte çalýmaktadýr.
Dileðimiz böylesi muhtarlarýmýzýn, ve her kademedeki yöneticilerimizin insanlara insan gibi muamele etmeleri ve onlarýn dert ve sevinçlerine ortak olmalý.
Üstadýn dediði gibi (Güzel gören, güze düþünür, güzel düþünen hayatýndan lezet alýr.) Felsefesiyle insanlar bazýnda, gören ve düþünen ve bu þekilde hareket eden, müsbet hareket eden ve menfi olay ve düþüncelerden sýyrýlabilenler bu toplumun en sevdiði insanlar zümresinden olacaktýr.
Peygamber efendimiz bir hadisi þerifinde;
(Sizin en hayýrlýnýz, insana faydasý dokunandýr.) Demektedir. Bu düþünce ile hareket eden fedakar ve cefekar, bütün insanlarý fikri ve zikri ve düþüncesi ne olursa olsun, her birisine hizmet etmeye, onlarýn her birini kucaklamaya çalýþan bu gibi insanlarýn günümüzde de var olduðunu toplumumuzun insanlarýna bidirmek bizlere düþen bir vazife olmalýdýr.
Mütedeyyin, kendini bilen kiþilere düþen görev elbette yukarýda belirtildiði olmalý diye düþünüyorum ve mahallesine bu güzel çalýþmasýndan dolayý Musallabaðlar mahalle muhtarý Þenay ÇOBANOÐLU’unu tebrik ediyor ve kutluyorum. Mesleðinde baþarýlar diliyorum.
Yazar Ali’nin kaleminden.
10 Haziran 2010, Perþembe 10:42

