








Kitap hakkýnda “utanmaz” bir üslupla yazý döþeyen Yeni Þafak’ýn ne idüðü belirsiz yazarý bu haber karþýsýnda kýna mý yakar, Nedim Þener’le Kumkapý’da kafa mý çeker bilemem. Unutmasýn, Hrant Dink’in katline giden yollar da bu taþlarla döþendi.
Genç meslektaþýma tavsiyem, mermi postalayan bu çakallara pabuç býrakmadan doðru bildiði yolda yürümeye devam etmesidir. Medyanýn ilgisizliði canýný sýkmasýn, bu çifte standardý Ergenekon ve Balyoz sürecinde iliklerimize kadar yaþadýk, yaþamaya devam ediyoruz. Adem’e “kör” kalanlar, Ergenekon ve Balyoz’a cinleþtiler.
Fýrsat avcýlarý
Ýþte son mevzu, Teðmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefon hikayesi...
Balyoz ve Ergenekon’u görmeyen medya, mal bulmuþ maðribi gibi bu iddianýn üzerine atladý. Bakýyorum, avukatlar da “fýrsat bu fýrsat” deyip balýklama daldýlar Candaþ medyanýn dümen suyuna.
Hadise Þu: 20 Eylül 2008’de tutuklanan Teðmen Mehmet Ali Çelebi iddianamede; Kemal Aydýn, Neriman Aydýn ve Durmuþ Ali Özoðlu tarafýndan Ergenekon’a kazandýrýlan “ara yönetici” olarak tanýmlanýyor.
Özetle; Kara Harp Okulu’nda örgüt hücresi kurmak ve mezuniyet sonrasý sürdürmek, Hizb-ut Tahrir örgütüne sýzarak bu örgütü hükümet ve devlet aleyhine kýþkýrtmak, baþbakan dahil çok sayýda bakan ve yönetici hakkýnda fiþleme yapmakla suçlanýyor.
Ýddianamede bu suçlamalar için referans gösterilen deliller arasýnda tartýþma konusu olan “telefon rehberi” yok. Yani, iddia doðru olsa bile, davanýn seyrini deðiþtirecek nitelikte deðil. Kaldý ki, yazýlanlar da kasýtlý.
Operasyon sýrasýnda yakalanan 19 kiþiye ait telefonlarýn imajý alýnýyor, bilgiler bilgisayara yükleniyor. Telefonun açýk kaldýðý 1 dakikalýk 23 saniyelik süre, bu imaj iþleminin gerçekleþtiði süredir.
Geri zekalýlar bile bilir, bu kopyalama iþlemi için telefonun açýk olmasý gerekir. Bir süre kapalý olan telefon açýldýðýnda, kapalýyken atýlan mesajlar veya arama notlarý anýnda telefon ekranýna düþer, bu durum teknolojik bir gerçekliktir. Ýddia edildiði gibi yükleme, sonradan ilave etme iþlemi deðildir. Ayrýca, o mesajlar sonradan alýnsa bile GSM operatöründe mesajýn atýldýðý an kayýtlýdýr, tespiti de mümkündür.
Kod adý muhasebeci
Buradaki sorun, takibin bitmesinden sonra yazým aþamasýndayken bir baþka sanýða ait telefon rehberinin, Teðmen Çelebi’ye ait rehberin alt kýsmýna yanlýþlýkla eklenmesidir. Son aþamadaki bir yazým hatasýdýr. Teðmenin tutukluluk nedeni, bu rehberle uzaktan yakýndan ilgili deðildir.
Teðmen Çelebi’nin Hizb-ut Tahrir üyesi olduklarý iddiasýyla yargýlanan Kurtça Bektaþ’la 25, Süleyman Solmaz’la 90 kez görüþtüðü kayýtlarda mevcut. Ayrýca iddianamede hem teðmenin hem diðer sanýklarýn bu görüþmeleri teyit ettiðini görüyorsunuz. Üstelik bu görüþmeler sadece telefonda olmuyor, yüz yüze temaslarý da var.
Kurtça Bektaþ savcýlýktaki ifadesinde; Teðmen Çelebi’yi Süleyman Solmaz’ýn yanýnda gördüðünü, kendisini “muhasebeci” olarak tanýttýðýný, burada tanýþýp telefon numarasýný aldýðýný anlatýyor. Süleyman Solmaz ise emniyetteki ifadesinde; teðmenle görüþtüðünü, kendisine hadis kitaplarý, Hizb-ut Tahrir içerikli CD ve dergiler verdiðini söylüyor. Solmaz, savcýlýktaki ifadesinde ise týpký Bektaþ gibi teðmenin kendisini “muhasebeci” olarak tanýttýðýný, kimi zaman onu evine taksiyle býraktýðýný belirtiyor.
Ya Teðmen Mehmet Ali Çelebi?
O da savcýlýk ifadesinde; Süleyman Solmaz’ý Ankara’da taksicilik yaparken tanýdýðýný, kendi mesleðini belirtmeden görüþtüðünü, ondan kitap aldýðýný ve bunlarý Kemal Aydýn’a (Ergenekon sanýðý) görüþ almak için gösterdiðini anlatýyor.
Dahasý var...
Ergenekon sanýklarý Kemal Aydýn ve Durmuþ Ali Özoðlu arasýndaki telefon görüþmesi kayýtlarýnda da ilginç diyaloglar mevcut.
Aydýn: Benim Özel Kuvvetlerim, Hizb-ut Tahrir’in belgelerini falaný filaný topladý valla... Taksici þoförle (Süleyman Solmaz) konuþurken Hizb-ut Tahrirci olduðunu anladý, telefonunu aldý ondan o bizim çiroz... Ondan sonra o Noyan’la (Çalýkuþu) birlikte cumartesi Pazar kayda aldýlar, resimlerini çektiler adamýn...
Özoðlu: Mehmet Ali mi becerdi bu iþi?
Aydýn: He Mehmet Ali, ben sana söyliyim o çocuk valla geleceðin genelkurmayý...
Kemal Aydýn da Neriman Aydýn da ifadelerinde teðmenle iliþkilerini saklamýyorlar. Hatta bir telefon konuþmasýnda teðmen, Neriman Aydýn’a “telefonuma virüs girdi düþman boþ durmuyor” diyor.
O liste
Yine iddianamede teðmenin Ankara Yenimahalle adresindeki aramalarda ele geçirilen dokümanlarýn listesi ayrýntýlý olarak sýralanýyor.
Mesela “Hakan Abi” isimli klasör içindeki “Recep Tayyip Erdoðan’ýn baþkanlýðýnda kurulan 59. AKP Hükümetinin Portresi” baþlýklý belgede “cemaatçi, tarikatçý, þeriatçý, Kürtçü, mason” þeklinde yapýlmýþ fiþlemeler var.
O belgelerden biri, Þener Eruygur’a hitaben yazýlmýþ ve Neriman Aydýn imzalý. Mektubun 5. sayfasýnda þöyle bir ifade yer alýyor: “Türk milletine gizli öncülüðünüz bunlarýn defterlerini dürmemize yetecektir.”
Mektubun son bölümüne eklenen þu not da dikkat çekici: “Paþam size Aðustos 2003 ayýnda bahsettiðim Türk Ulusunu uyandýrma hareketimize devam etmekteyiz ve son derece olumlu sonuçlar almaktayýz. Bu harekette kararlýyýz Paþam.”
“Yiðitlik” ibaresiyle baþlayan el yazýlý dokümanda ise þu ifadeler var: “Tayyip: Bu alçaklar bunu yapacak devletin onurunu kurtarmak için bu ülkede asýlacaklar.”
“Tayyip” ismi okla iþaretleniyor. Yani darbe olursa asýlacaklarýn en baþýnda...












