








“Yargý darbesi” baþarýya ulaþacak diye göbek atmaya hazýr bekliyordu askerî vesayet kuvvetleri... Þimdi ise 12 Eylül darbesini yapan faþist bir generalin yargýlandýðý günlere geldik. Üç yýl önce bugünlerde sivil hükümete darbe yapmak gerektiðini açýkça söyleyen muvazzaf bir albayýn tutuklanma ihtimali bile uzak görünüyordu, þimdiyse hapisteki muvazzaf generallerin sayýsý karargâhtakileri geçti. 2002-2008 döneminin kimi kuvvet komutanlarý, ordu ve kolordu komutanlarý hukukun önüne çýkarýldýlar, namlularýný millete çevirmekten sorgulandýlar ve tutuklandýlar. Namlusunu halka çevirmiþ general müsveddeleri bunun cezasýný çekebiliyor artýk...
Balyoz davasýný izleyen tüm muhabirlerin þahit olduðu üzere tutuklanma kararý çýktýðýnda Hava Kuvvetleri eski Komutaný Halil Ýbrahim Fýrtýna, ayaða fýrlayýp mahkeme heyetine “Allah belanýzý versin, kimsiniz ulan siz, hepinize gününü göstereceðiz” diye baðýrabiliyor hâlâ...
Hâlâ darbecilik suçunu yargýlayanlara karþý “günlerini gösterebilecekleri” o Ergenekon günlerinin geri geleceðine inanýyorlar... Hâlâ bu derin terör yapýlanmasýnýn aktif hücrelerinin dýþarýda olduðunu ve her türlü tezgâhý çevirmeye devam ettiðini biliyorlar çünkü...
Ergenekoncu ve Balyozcu bu zihniyetlerin en nefret ettikleri isimlerin baþýnda da hiç þüphesiz Ahmet Altan geliyor... Altan’ýn kararlýlýðý ve cesaretiyle önderlik ettiði Taraf gazetesi olmasaydý özellikle Balyoz darbe planý tüm çýplaklýðýyla açýða çýkamayacaktý. Taraf olmasaydý darbeci zihniyet bu derece madara olamayacaktý. Ahmet Altan ve Taraf bir öncü torpido iþlevi gördü...
Öte yandan son üç yýldaki bütün bu inanýlmaz ileri geliþmeler, her þeyden önce Baþbakan’ýn önderliðindeki AK Parti hükümetinin kararlýðý ve cesareti sayesinde oldu. Balyozcu kuvvet komutanýnýn “Allah belanýzý versin, hepinize gününü göstereceðiz” diye saldýrdýðý hâkimler ve savcýlar Baþbakan’ýn cesaretine ve sarsýlmaz iradesine güvenerek evrensel hukukun gerektirdiði bu kararlarý alabildiler... Aksi halde böyle cesur kararlar verecek savcý ve hâkimlerin baþýna neler geleceðini hepimiz biliyoruz...
Açýk konuþmak gerekirse, savcýlar ve hâkimler için geçerli olan þey biz demokrat gazeteciler ve yazarlar açýsýndan da geçerli... Taraf çalýþanlarý/ yazarlarý/ yöneticileri olarak hepimiz bu realiteyi dürüstçe görmek ve teslim etmek zorundayýz... Eðer bu seçim sonucu AK Parti dýþýnda bir hükümet iktidara gelirse, sadece Taraf’ýn deðil, Gülen hareketi baþta olmak üzere tüm Ergenekon-karþýtý cephenin üzerinden silindir gibi geçer askerî vesayet... Bunu da hepimiz biliyoruz...
Ýþte o sebeple bu seçim partiler arasýnda deðil, askerî vesayet kuvvetleri ile vicdan kuvvetleri arasýnda geçecek... Ahmet Altan bunu iyi biliyor ama dün yazdýðý yazýda çeþitli sebeplerden oy kullanmayacaðýný söylüyor. Kendince haklý gerekçelerle Baþbakan’ýn “tek adam” tavrýndan, üslubundan hoþnutsuz olduðunu söylüyor baþyazarýmýz... Bu üsluptan hoþnutsuzluðu okuyunca aklýma bir baþka baþyazarýn, Mehmet Barlas’ýn bizim evde Nagehan’ýn Baþbakan’a benzer eleþtirilerine karþý söylediði çok güldüðüm o cümle geldi... “Valla 70 yaþýna basýyorum daha benim üslubumla seçim kazanan görmedim” demiþti Barlas...












