








Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, seçimlerde kullandýðý slogan ile "bir hayali gerçek
yaptý."
Muhtar bile olamazdý, 3. kez ezici bir güçle baþbakan oldu!
Hayaldi, gerçek oldu!
Þimdi sýra "hayal edilemeyene" geldi:
Yakýnda devletin en tepesine "baþkan" olacak!
Hiç kývýrmaya ve kývýrtmaya gerek yok.
Makyavelist yani "zafer için her þey mubahtýr" taktiðini kullansa da AKP´yi kutlamak gerekir.
Çünkü, ne demiþti Atatürk:
"Hiçbir mazeret baþarýnýn yerini tutamaz!"
(Ki, ayný yöntemi Kýlýçdaroðlu da kullandý. AKP´ye benzeyerek, Atatürk´ü anmayarak, yardýmcýlarý ve kendisi Atatürk aleyhtarý demeçler vererek oy toplayacaðýný sandý.Yanýldý... Yani, iki Makyavelist ayný anda kazanamýyor!)
***
Seçimden önceki son yazýmda, "Kofti vekil seçmeyiniz!" demiþtim.
Sözüm iktidara muhalif seçmenlere idi.
Þimdi "sözün bittiði yerdeyiz."
10 yýl boyunca "söylenmedik bir þey
býrakmadýk."
Her türlü uyarýyý yaptýk, öneride bulunduk, bu köþede, (olabildiðimiz ölçüde) ekranlarda ve politik alanlarda susmadýk.
Bundan sonra daha ne söylenebilir ki?
Ne diyordu þair (Özdemir Asaf):
"Benim haykýrdýðým gecelerde
yoktunuz!"
Bir baþkasý;
"Kaç kitap okuyunca alim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan?.. Kaç olunca çok; kaçta kalýnca azdý rakamlar?.." diyor.
"CHP´nin konuþmacýsý" Kemal Kýlýçdaroðlu da, kaç hezimetten sonra gerçeði anlayacak acaba? (Ýlk hezimeti, referandumda AKP´nin yüzde 58´ine engel olamamasý idi.) (Zaten görevi de, Dersim!! arþivlerini açmak, özerklik getirmek vb. Þimdiden, Erdoðan´a el uzatarak, anayasayý deðiþtirelim, diyor!)
***
Bir baþka þair-yazar Murathan Mungan´ýn sözlerinden alýntý yaparak devam edeyim.
"Uykudaki bir yanardaðýn soluk alýp veriþine benzetmiþtim" seçmenin sessizliðini.
Yanýlmýþýz.
Seçimlere 2. kez "Atatürk´ün Ankara´sýndan!" baðýmsýz aday olarak girdim. 2007´de
aldýðým oyun çok altýnda kaldým.
Kendi adýma zerre kadar üzülmedim, moralimi bozmadým.
Ama Türkiye adýna ve Atatürk´ün Ankara´sý, Çankaya adýna üzüldüm.
Daha bir süre de üzülmeye devam edeceðim.
Yine seçim öncesi son yazýmda, "13 Haziran´da da sesimizin çýkmasýný istiyorsanýz, güç sizde, oyunuzu ona göre kullanýp, yetki veriniz" demiþtim.
Yetki vermediniz.
Mutlaka bir bildiðiniz vardýr.
Gerekçeleriniz ne olursa olsun katýlmýyorum ama saygý duyuyorum.
Canýnýz sað olsun.
***
Atatürk, biri Kurtuluþ Savaþýnýn baþlarýnda diðeri zaferden sonra olmak üzere iki kez "Býrakmayý Düþündüm" demiþti. (Bakýnýz, ayný adlý kitabým.)
Ama "neden býrakmadýðýný" da açýklamýþtý.
Ben de asla býrakmayý düþünmüyorum.
Ama, sözlerin muhataplar tarafýndan anlamsýz algýlandýðý ortamda bir süre dinlenmenin yararý var.
Artýk 10 yýldýr yazdýklarýmýzý tekrarlamanýn hiçbir anlamý yok.
Laf bir kere söylenir.
Biz, bin kere de söyledik.
Sussak gönül razý deðildi, söyledim
tesiri olmadý! (Fuzuli)
Ben siyaseti milletim için yapmak istedim.
Bundan sonra da milletim, "sana ihtiyacým var" derse yine koþarak gelirim.
Ama þimdi "sana ihtiyacým yok" diyorsa, yapacak þey susmak, saygý göstermek ve kazananlarý kutlamaktýr.
Kutluyorum.












