








Sabah yazarý Süleyman Yaþar bugünkü yazsýsýnda Yüksek Askeri Þura kararlarý öncesi istifa kararý alan Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Iþýk Koþaner ve kuvvet komutanlarýnýn durumlarýný deðerlendirdi. Yaþar, yaþanan geliþmeler sonrasý, ekonomik kriz havasý estirmek isteyenlere ´´Türkiye eski Türkiye deðil´´ göndermesinde bulundu. Cuma akþamý alýnan istifa kararýnýn ardýndan piyasalarýn bu duruma nasýl tepki verceði merak ediliyordu. Sabah yazarý yazýsýnda bu konuya da atýfta bulundu.
IMF´nin yeni baþkaný Christine Lagarde, dünya ekonomisinin Yunanistan, Ýrlanda ve Portekiz´in ödenemeyen devlet borçlarý, büyüme hýzý gerileyen zengin ülkeler ve Arap ülkelerinde yaþanan sosyal dengesizlikler olmak üzere üç ana sorunla karþý karþýya bulunduðunu ileri sürdü. Bu üç sorunun dünya ekonomisi için ciddi olduðunu söyledi.
Bu sorunlardan hiçbiri Türkiye ekonomisinde var mý peki? Yok. Hatta þu anda kamu maliyesi dünyada en iyi olan devletlerden biri Türkiye. Öyle ki 2011´in ilk altý ayýnda bütçe 2.9 milyar lira fazla veriyor.
Gelelim zengin ülkelerin yavaþlayan büyüme hýzýna... Zengin ülkelerde büyüme yavaþlarken, Türkiye 2011´de dünyanýn en hýzlý büyüyen ülkesi.
Peki Arap ülkelerinde yaþanan sosyal dengesizlik bizi nasýl etkiliyor? Arap ülkelerinden kaçanlara, Türkiye kalacak yer gösteriyor. Olumsuz etkilenen insanlara sýðýnma saðlýyor. Araplarýn canlarý ve paralarýnýn korunacaðýna inandýklarý tek ülke Türkiye oluyor.
Gördüðünüz gibi IMF Baþkaný Lagarde´ýn sýraladýðý üç sorundan Türkiye´yi hiçbiri doðrudan ilgilendirmiyor ve etkilemiyor. O halde Baþbakan Erdoðan´ýn halka sesleniþinde sorduðu gibi, "Türkiye ekonomisiyle ilgili garip garip tespitleri yapanlar kim?"
Bunlar, yeminli AK Parti düþmanlarý. AK Parti iktidardan gitsin de nasýl giderse gitsin düþüncesiyle, yerli ve yabancý basýnda sürekli gürültü koparýyorlar. Nedeni de AK Parti´nin enflasyonu tek haneye indirmesi ve faizlerin gerilemesi. Çünkü eskisi gibi yüksek reel faiz alamýyorlar.
Bu faiz lobisi, AK Parti Hükümeti´ne karþý önce askeri darbe yaptýrmayý denedi, olmadý. Ardýndan AK Parti´ye kapatma davasý açtýrdýlar, iþler yine istedikleri gibi gitmedi. Ekonomik kriz çýkarmaya çalýþtýlar, o da baþarýlý olamadý. Çünkü kamu maliyesinin saðlam olduðunu göremediler. Genel seçimler öncesi yabancý basýný da yanlarýna alarak, türlü yorum ve haberlerle CHP-MHP koalisyonunun altyapýsýný kurmak istediler. Kimse onlara itibar etmedi. Seçmen aksine AK Parti´nin oyunu daha da artýrdý ve ona yine tek baþýna hükümet etme görevini verdi.
Türkiye´den haksýz faiz yoluyla kolay para kazanmaya alýþanlar gene de pes etmediler. Bu defa, dünyadaki ekonomik dengesizlikten yararlanýp Türkiye ekonomisinde bir dalgalanma yaratmak istediler. Tam Yüksek Askeri Þûra öncesi acaba askerlerle birlikte bir kriz çýkarabilir miyiz düþüncesiyle, kuvvet komutanlarýnýn toplu istifasýný gündeme getirdiler ama yine olmadý.
Askerlerin istifasý aksine ekonomide olumlu bir beklentiye dönüþtü. Çünkü askeri vesayetin azalmasý, AB tarafýndan da Türkiye´de demokrasinin güçlenmesi yönünde bir adým olarak deðerlendirildi. Böylece yüksek faiz lobisi yine amacýna ulaþamadý, yarý yolda kaldý.
Bunlar, bugünün Türkiye´sinde artýk yol alamayacaklarýný anlamýyorlar. Askeri vesayetin azalmasýnýn ekonomide beklentileri niye olumluya çevirdiðini hiç kavrayamýyorlar. Çünkü darbe dönemlerinde kalmýþlar.
Bakýn... Dünün darbe ekonomisiyle bugünün sivil ekonomisini kýsaca kýyaslayalým. 1980 darbesi yapýlmadan önce askeriyenin toplam kamu harcamalarýnýn içindeki payý yüzde 11.4 seviyesindeyken, darbenin ardýndan askeriyenin payý yüzde 14.8´e çýkýyor. Askerin harcamalarýndaki bu artýþ, eðitim ve saðlýk harcamalarýný geriletiyor. Bütçe açýðýný çoðaltýyor. Daha çok borçlanma gerektiriyor. Dolayýsýyla faizler yükseliyor. Özel sektöre kullanacak para kalmýyor.
Oysa 2011 bütçesinde öyle mi? Sivil idareye baðlý bir ordunun toplam kamu harcamalarý içindeki payý yüzde 5.4 seviyesinde bulunuyor. Böylece eðitime ve saðlýða ayrýlan pay çoðalýyor. Devletin borçlanma ihtiyacý azalýyor ve faizler geriliyor. Kýsaca askeri vesayet azaldýkça, ekonomi daha eðitimli ve saðlýklý hale geliyor. Ekonomik büyüme hýzlanýyor. Ve tabii faiz lobisi panikliyor, içten dýþtan saldýrýya geçiyor.
Faiz lobisine, bir kötü haber daha verelim... ABD´de borç tavaný konusunda anlaþma saðlanýyor. Dün Amerikan televizyonlarýna canlý yayýnda konuþan Cumhuriyetçi senatör Mitch McConnel, borçlanma limitini 3 trilyon dolar artýracak paket üzerine çalýþtýklarýný belirtti. Dolayýsýyla 2 Aðustos´tan önce, borçlanma limiti 17.3 trilyon dolara çýkarýlacak. Böylece ABD´nin temerrüt riski ortadan kalkacak ve Amerikan Merkez Bankasý daha çok para basacak.
Anlayacaðýnýz, faizler artacaðýna mecburen gerileyecek. Artýk Türkiye´yi germeyi býrakýn, kendinize dünyada baþka kolay kazanç kapýlarý bulun. Eðer varsa tabii! Türkiye artýk eski Türkiye deðil. Askeri vesayeti azalan, daha demokrat ve kamu maliyesi saðlam bir Türkiye var karþýnýzda.












