








Taraf Gazetesi´nin asker kökenli yazarý Namýk Çýnar, yeni Genelkurmay Baþkanvekili Necdet Özel´e köþesinden seslenerek, önlerindeki büyük fýrsata iþaret etti. Çýnar, ´Sen ve birkaç gün içinde Kuvvet Komutaný olma olasýlýðý yüksek olan "sýnýf arkadaþýmýz" Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu ve J. Genel Komutaný olmasý beklenen diðer "sýnýf arkadaþýmýz" Orgeneral Yalçýn Ataman, her biriniz Harbiye´nin ayný devresinden gelerek ve hep birlikte parlayarak, en zirveyi temsil ederken, diðer orgenerallerle de birlikte, isteseniz neler, neler yapmazsýnýz ki!´ diye yazdý.
Eski komutanlara benzememeleri yönünde telkinde bulunan Taraf yazarý, ´Gövertin bizi. Öyle reformlar yapýn ki, övünç duyalým; gururlanalým sizi tanýmaktan. Ve bu satýrlarý yazdým diye, günün birinde piþmanlýk duymayayým ben de, benzeyecekseniz eðer eskilere.´ dedi.
Ýþte Çýnar´ýn bugün Taraf Gazetesi´nde yer alan o yazýsý
Deðerli devre arkadaþým;
Ben bu yazýyý, ancak iki yýl sonrasýnýn 2013 aðustosunda yazabileceðimi düþlerken, bir mucize oldu ve senin önündeki tüm komuta heyetindekiler, birdenbire çekiliverdiler.
Ýstemeseler yahut farkýnda olmasalar da, TSK´daki geleneksel anlayýþlarla sürdürdükleri dirençlerini iki sene erkene alarak tamamlayanlar, çok önemli bulduðum "yeni anayasal sürecin" önünü, inanýlmaz bir þekilde, "ordu reformlarý" için de açmýþ oldular.
Hepimizin bildiði ve sürekli dile getirdiði gibi, toplumumuzun ve onlarýn siyasal temsilcilerinin, bu yurdu düþmanlardan korumak üzere güç kullanma yetkisini teslim ettikleri silahlý grup üzerindeki denetim sorunu, Cumhuriyet tarihi boyunca sivilasker iliþkilerinin temel konusu olmuþtur.
Silahlý Kuvvetler bugüne kadar bu temel sorunu, toplumun tüm sosyal ve siyasal yapýlarý üzerinde, kurtarýcý, koruyucu ve kollayýcý bir hamilik rolü üstlenerek tesis ettiði "vesayet rejimi"yle kotarmakta idi.
Ve bu vesayet rejimini, hâlâ yürürlükte olan YAÞ, MGK, Askerî Yargý, vb. gibi kendine özgü kurumlar marifetiyle sürdürmekteydi.
Ne ki, Soðuk Savaþ döneminden kalma bu modelde tökezlemeler baþ göstermiþtir ve ordu, demokratik yollarla seçilmiþ güçlü hükümetlerin dik durmalarý sayesinde, giderek imtiyazlarýný kaybetmeye baþlamýþtýr.
Bu iyi bir þeydir ve demokratik cumhuriyete geçmek demek de, zaten askerî özerkliðin kýrýlmasý demektir.
Buradaki sihirli kavram "sivil üstünlüðü" olup, demokratik yollardan seçilmiþ sivil bir hükümetin, genel politikalarýný askeriyenin müdahalesi olmadan yürütmesi; stratejik konseptin hedeflerini ve ulusal savunma için genel organizasyonu belirlemesi ve askerî politikanýn uygulanýþýný takip ve kontrol edebilmesidir.
Askeriyenin prensiplerinde ve inançlarýnda, demokrasi istikametinde bir deðiþim yaratýlmadýkça ve tüm unsurlarýný demokratik rejime sadýk kýlmadýkça, demokratik süreç tamamlanmýþ sayýlmaz.
Demokrasinin yoðunlaþmasý ve saðlamlaþmasý süreçleri de, bu denli olumsuz noktalara varmýþ olan askersel kurumlarýn ve iþlevlerinin, yapýsal olarak yeniden tanýmlanmalarýný gerektirmektedir. Bu da, buna inanan yüksek komuta unsurlarýnýn ve anayasal düzenlemelerden baþlamak üzere yapýlacak kavramsal ve kurumsal reformlarýn varlýðýna baðlýdýr.
O yüzden, senin ve emrinde çalýþacak yeni komuta heyetinin ve zamanlamanýn, iþte bu nedenlerle önemi çok büyüktür.
Bir yýl önce Taraf´ta, seni anlatmaya çalýþtýðým 9 aðustos tarihli yazýmda demiþtim ki:"...reformlarýyla ordusunu AB standartlarýndaki bir çizgiye taþýyacak olan general, Türkiye´nin demokrasi tarihine altýn harflerle yazýlacaktýr. Olumsuzluklarda adý hiç anýlmayan, ilk gençliðinden beri en çalýþkan, en vakur ve en alçak gönüllü... dilerim önümüzdeki dönemlerde Genelkurmay Baþkaný olur, ben de övünür ve sevinirim... Bugüne kadar hiçbir zamanda ve hiçbir zeminde politik bir duruþ sergilememiþ, burnunu siyasete sokmayý marifet sanan generallerden olmamýþtýr."
Ýnandýðým, güvendiðim biri olman itibariyle, artýk þimdi yalnýz da deðilsin üstelik. Sen ve birkaç gün içinde Kuvvet Komutaný olma olasýlýðý yüksek olan "sýnýf arkadaþýmýz" Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu ve J. Genel Komutaný olmasý beklenen diðer "sýnýf arkadaþýmýz" Orgeneral Yalçýn Ataman, her biriniz Harbiye´nin ayný devresinden gelerek ve hep birlikte parlayarak, en zirveyi temsil ederken, diðer orgenerallerle de birlikte, isteseniz neler, neler yapmazsýnýz ki!
Örneðin, Genelkurmay Karargâhý´ný, Baþkomutanlýk Müþterek Karargâhý haline getirebilirsiniz. YAÞ´ýn da, MGK´nýn da kaldýrýlmalarýna önayak olup, oralardaki iþlevsellikleri Yasama ve Yürütme´nin tasarruflarýna dönüþtürebilirsiniz.
Ayný þekilde, Askerî Yargý´nýn da, yargý birliði ve tabii hâkim ilkeleri gereði, Adlî Yargý´nýn bünyesine taþýnmasýna vesile olabilirsiniz.
Orduyu, ateþ gücü ve hareket kabiliyeti yüksek bir profesyonelliðe týrmandýrýr; Jandarma teþkilâtýný askeriyenin bünyesinden çýkartarak, dünyanýn en güçlü ve en dinamik silahlý kuvvetlerinden birini yaratabilirsiniz.
Askerî okullarýn ve Akademik kurumlarýn, þoven unsurlar yerine demokratik bireyler yetiþtirebilmeleri için, eðitim programlarýný yeniden ele alabilir; "Halk´a sadakat"in asýl olduðu bir kültür devrimini yürürlüðe koyabilirsiniz.
Terfilerde "kýþla liyakâti"nin öne geçmesini ölçü alabilir; açýk ve þeffaf bir sicil sistemi anlayýþýný yeþertebilirsiniz.
TSK´yý tarafsýz gözlemcilerce denetlenebilecek bir konuma getirebilir ve medyaya daha açýk hâle sokabilirsiniz.
Tüm bayramlarý, kent merkezlerindeki caddelerde yapmaktan vazgeçerek, kýþlalarý halka açacaðýnýz þölen yerlerine çevirebilirsiniz.
Orduevlerini ve sosyal tesisleri, daha ziyade küçük rütbeli subay ve astsubaylara, hâttâ aileleriyle birlikte erbaþ ve erlere de açabilirsiniz. Ýlgili tüzüðün "orduevlerinin geliri ile orantýlý olmayan masraflar yapýlamaz" hükmü gereðince ifratlardan kaçýnýrken; bir yandan da, bakarsýn bir gün çýkar gelirler diye, 365 gün boyunca general bekleyen, plajlarýn fantastik villâlarýndan hiç deðilse bir bölümünü, gazilere ve þehit çocuklarýna tahsis edebilirsiniz.
Suç iliþkilerine girenleri yargýnýn elinden kaçýrmaya çalýþmak yerine, asýl hak ve hukuklarý korumak üzere, meselâ OYAK´ýn hisse senetlerini yüzbinlerce üyeye daðýtarak, bu konudaki elli yýllýk sömürüye "dur!" diyebilirsiniz.
Kimbilir daðarlarýnýzda neler vardýr sizlerin. Akýl vermek düþmez bana. Ve bilesiniz ki, öylesi bir þey deðil, þu yaptýðým benim.
Zira, kolayýna kaçýp istifa kervanýna katýlmadýðýnýza bakýlýrsa, yapacaklarý olan, hedefleri olan arkadaþlarýmsýnýz siz benim.
Gövertin bizi. Öyle reformlar yapýn ki, övünç duyalým; gururlanalým sizi tanýmaktan.
Ve bu satýrlarý yazdým diye, günün birinde piþmanlýk duymayayým ben de, benzeyecekseniz eðer eskilere.
Hadi görelim sizleri dostlarým, hadi gösterin kendinizi...












