Cihan Haber Ajansý (Cihan)´na konuþtu. Yazýcýoðlu´nun hiç yanýndan ayýrmadýðý açýk kahverengi çantanýn kazadan sonra kaybolduðunu söyleyen Köksal, "Sivas´taki evinde çýkmadý. Makam arabasýnda, kendi evinde de deðildi. O çantanýn akýbeti çok önemli." dedi. Genel merkeze çok ziyaretçi geldiðini anlatan Köksal, "Hep þunu söyledim: genel baþkanla ilgili, ´çayýmýzý kahvemizi içenler bize oy verselerdi yüzde 10´u aþmýþtýk." þeklinde konuþtu.
Muhsin Yazýcýoðlu´nun özel kalemi olmasýnýn yanýnda bir anlamda kara kutusu da olan Okan Köksal, Cihan´la Muhsin Yazýcýoðlu´nun bilinmeyen yönlerini paylaþtý. Muhsin Yazýcýoðlu ile Meclis´te 1992 yýlýnda tanýþtýðýný söyleyen Okan Köksal, "Rahmetli genel baþkanýnýn kendi talebi doðrultusunda özel kalemi oldum. Vefat edene kadar bu görevde kaldým. Aramýzda özel kalem-genel baþkan iliþkisinin dýþýnda abi kardeþ iliþkisi vardý. Rahmetli despot bir insan deðildi. Ýnsana insan gibi deðer verirdi. Hayatý boyunca da bunlarý düstur edinmiþti. Genel baþkan ile çalýþtýðým süre zarfýnda, kýzarak sert bir üslupla konuþtuðuna þahit olmadým." dedi.
´DOYA DOYA ÖZEL KALEMLÝK YAPAMADIM´
Yazýcýoðlu´nun cep telefonunun hemen hemen herkeste olduðunu söyleyen Okan Köksal, bu yüzden doya doya özel kalemlik yapamadýðýný belirtiyor: "Görüþmek isteyenlere ´hayýr´ demezdi. Genel merkeze çok ziyaretçi gelirdi. Hep þunu söyledim genel baþkanla ilgili, ´çayýmýzý kahvemizi içenler bize oy verselerdi yüzde 10´u aþmýþtýk.´ Ankara´nýn göbeðinde Tuna Cadde´sinde bir yerdeydi genel merkez. Ayakaltý bir yerdi. Resmi kurumlara yakýndý. Saðlýk Bakanlýðý, SSK Genel Müdürlüðü çok yakýndý. Ýnsanlar öðle yemeðini yiyip ´hadi Muhsin Aðabeyin yanýna gidelim´ derdi. Herkesin abisiydi. Ben bu konuda aþýrý derecede sýkýntý yaþadým. Genel baþkanýn çok iyi niyetli olmasýndan özel kalemlik yapamadým doya doya. Rahmetli genel baþkanýn iþini çözmeye uðraþmadýðý, ´Ya bu saatte neden gelmiþ? Kim bu? Çok yoðunuz!..´ dediðini hatýrlamýyorum. Üst düzey bir bakan ziyareti olursa biz o gün rahat ederdik. Talimat verirdim, yukarýya kimseyi almasýnlar diye. Onun dýþýnda genel merkez yol geçen haný gibi, kapýmýz sonuna kadar açýktý. Asla gizlisi saklýsý olmayan arkasýnda hiçbir hesabý olmayan bir adamdý."
´ÝDAM EDÝLENLERÝN AÝLELERÝYLE BÝREBÝR ÝLGÝLENDÝ´
Okan Köksal, Yazýcýoðlu´nun12 Eylül darbesi sonrasý cezaevi arkadaþlarýnýn yaný sýra idam edilenlerin aileleriyle de özel olarak ilgilendiðini ifade etti. Köksal þöyle devam etti: "Genel Baþkan hayatýnýn 7,5 yýlý cezaevinde geçmiþ bir insan. Cezaevi arkadaþlarý, 80 öncesinde sýkýntý yaþayan bütün arkadaþlarý baþkanýn yanýnda kaldý. Cezaevinde yatan arkadaþlarýyla birebir ilgilendi. Cezaevinde idam edilenlerin aileleriyle bile ilgilendi. Ýdam edilen Mustafa Pehlivanoðlu´nun ailesini hiçbir bayram ziyaretsiz býrakmazdý. Daima garibin, mazlumun yanýndaydý. Bir dönem personel maaþý ve genel merkezin kirasýný ödeyememiþtik. Bir gün, cezaevi maðdurlarýndan biri geldi; Baþkan´a da o sýrada bir yerden para geldi. Fakat Baþkan o cezaevi maðduru için yardým düþünüyordu. ´Baþkaným nasýl olur, daha kirayý ödeyeceðiz´ dedim. Bana hiç unutmam, ´Biz kirayý personel maaþýný bir yerden buluruz; ama bu adam çok maðdur, yardým etmeliyiz´ dedi ve o yardýmý yaptý. Belki evde çocuklarýna bu kadar rahat deðildi. Furkan´ýn günlük harçlýðý belliydi."
´MHP´DEN AYRILMASINA ÖZAL´IN ETKÝLÝ OLDUÐU ÝDDÝALARI YALAN´
MHP´den ayrýlma sürecinde Turgut Özal´dan para aldýðý iddialarýna da yanýt veren Okan Köksal, asla böyle bir þeyin olmadýðýnýn altýný çiziyor: "MHP´den ayrýlýrken ben yanýnda deðildim. Ama bu konudaki bazý konuþmalarýna tanýk oldum. Özal´dan partiyi finans etti gibi dedikodular yapýlýrdý. Rahmetli MHP´den ayrýldýðý süreçte asla böyle bir þey olmamýþtýr. Mümkün deðildir. Ayný sofrada yemek yediðim Muhsin Yazýcýoðlu´nu tanýdýðým kadarýyla böyle bir teklif gelse bile kabul etmez. Bu sadece dedikodudan ibaret!.. Biz personel maaþý,araba yakýtý, kira derdi o kadar yaþadýk ki. Özal´dan para alýnsa böyle mi olurdu?
´ÇATLI´NIN ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE KABRÝNÝ ZÝYARET EDERDÝ´
Muhsin Yazýcýoðlu´nun Abdullah Çatlý iliþkisine de deðinen Okan Köksal, Çatlý öldükten sonra kabrini ve ailesini ziyaret ettiðini belirtti. Köksal, "Birebir görüþmelerine þahit olmadým; ama cezaevinden çýktýktan sonra Çatlý ile görüþmüþlerdir. Çünkü Çatlý´nýn ölüm yýldönümlerinde 3-4 kez kabri baþýna gittik. Çok duygulu bir þekilde ona dua ettiðine tanýk oldum. Abdullah Çatlý´nýn annesini ve kardeþini de sýk sýk ziyaret ederdi." dedi.
Yazýcýoðlu´nu en çok üzen olayýn babasýnýn ölümü olduðunu söyleyen Okan Köksal, o günü þöyle anlattý: "Onu en çok üzen olay babasýnýn vefatýydý. Halit Amca Allah rahmet eylesin çok iyi bir insandý. Ben rahmetliyi aðlarken bir tek orada gördüm. Yazýcýoðlu´nun dayýsýnýn bahçesinde toplandý halk. Baþkan da taziyeleri kabul ediyordu; ama bir ara rahmetli arkasýný dönmüþ aðlýyordu. Aðladýðýný bile insanlarýn görmesini istememiþtir."
Çok konuþulan Ergenekon´da gizli tanýk iddialarýna da cevap veren Okan Köksal bu iddianýn Yazýcýoðlu´na yapýlmýþ en büyük iftira olduðunu belirtti. Köksal, "Gizli tanýklýk gibi bir þey kesinlikle olamaz. Bence bu genel baþkana yapýlmýþ en büyük iftiradýr. Muhsin Yazýcýoðlu´nu tanýyan dostu düþmaný herkes bilir ki kapalý kapýlar ardýnda konuþmak onun ne mücadelesine ve ne de hayat tarzýna uymaz. Hayatý bu kadar açýk yaþamýþtýr Yazýcýoðlu. Asla gizli kapýlar ardýnda konuþmaz." deðerlendirmesini yaptý.
´YAZICIOÐLU ÝSTÝHBARATI ÇOK GÜÇLÜ BÝR ÝNSANDI´
Muhsin Yazýcýoðlu´nun istihbaratýnýn çok güçlü olduðunu bazen kendisine ulaþamadýðý zamanlarýnýn olduðunu da belirten Köksal þunlarý ifade ediyor: "Muhsin Yazýcýoðlu istihbaratý çok güçlü bir insandý. Gizli gittiði yer olduysa ben bilemem ama arayýp da bulmadýðým çok oldu. Ayan beyan görüþmezdi genel baþkan. Özel görüþürdü. 80 öncesi yaþadýklarý var, bu konuda çok tecrübeli bir insandý. Hatta rahmetlinin eþi arayýp ulaþamayýnca bana sorardý. ´Yenge biz de ulaþamýyoruz´ derdik. ´Siz nereye gittiðini bilmiyor musunuz?´ derdi. Biz de ´Koruma ve þoför yok yanýnda, bilmiyoruz´ derdik. Arabayý alýp giderdi."
Yazýcýoðlu´nun hayatýnda spekülasyon yapýlan bir diðer konu ise yaþadýðý trafik kazalarýydý. Bu kazalardan ikisinde merhumun yanýnda yer alan Okan Köksal, kazalarla ilgili de þunlarý aktardý: "Ýstanbul´da TGRT´ye giderken bir kaza yaþamýþlar. Ama ben o dönemde yoktum. Çarpan araç bulunamadý denildi. Sivas´a giderken de kaza geçirmiþti. O kazaya sebep olan arkadaþ da tesadüf MHP´li. Hemen genel baþkan devreye girdi. Ben iki kazaya þahit oldum. 5-6 kere kaza yapmýþtýr. Mesela bir ara Sivas´tan gelirken bir traktöre çarptýlar. Esenboða Havalimaný´na giderken, Samsun´da ayrý bir kaza, Bolu´da bir kaza daha. Genel baþkan Takdir-i Ýlahi derdi kazalara. Çok olduðu için sayýsýný tam hatýrlamýyorum. Benim bilmediðim yaptýðý kazalar da vardý; onlarýn üzerinde konuþmam doðru olmaz."
´BAÞSAÐLIÐI ÝÇÝN RAHÞAN HANIM´IN EVÝNE GÝTTÝK´
Yazýcýoðlu´nun her siyasi görüþten insanla iletiþim halinde olduðunu ifade eden Okan Köksal,DSP lideri Bülent Ecevit´in hayatýný kaybettiðinde baþsaðlýðýna evlerine gittiklerini belirtti. "Biz Ecevit´in cenazesine gitmiþtik, cenazede birisi ´ya neden geldiniz?´ dedi. Baþkan da dedi ki; ´Bir Müslüman, bir Müslümana baþsaðlýðý dilemelidir.´ Daha sonra Rahþan Ecevit´in evine baþsaðlýðýna gitmiþtik. Hatta Rahþan Haným, Ecevit´in çalýþma odasýný gezdirdi bize ve bu ziyaretten çok memnun oldu. Zaten Rahþan Ecevit de Muhsin Yazýcýoðlu´nun cenazesine geldi.
´GÜNE SABAH NAMAZIYLA BAÞLARDI´
Okan Köksal, merhumun bir gününü ve inanç yönünü de þöyle anlattý: "Gece geç vakitlerde yatardý; fakat sabah namazý ile birlikte kalkar çalýþmaya baþlardý. Biz onun iþ temposuna, hatta yürüyüþüne bile yetiþemezdik.Ankara da olduðu günlerde genel merkeze her gün gelirdi. ´Bugün Ankara dýþýndan geldim, yoðunum çocuklarýma zaman ayýrayým´ gibi bir sözü asla olmadý. Ailesi bu yüzden son derece mustaripti. Çünkü ailesine pek vakit ayýrmýyordu. Spor yapmayý çok severdi. Çukurambar´dan Gölbaþý´na üzerinde spor kýyafetleriyle yürüyerek geldiðini biliyorum. Ben rahmetlinin abdestsiz yere bastýðýný hatýrlamýyorum. Genel merkezde çok önemli görüþmeler olurdu, namaz vakitlerinde görüþmeyi býrakýrdý. Kenara bir köþeye geçer, namazýný kýlar görüþmeye öyle devam ederdi."
´KAMPA GÖTÜRMEZSEN BU TABANCA YÜZDE YÜZ VURACAK´
Merhum Muhsin Yazýcýoðlu´nun Kosova´daki çalýþmalarýný da anlatan Okan Köksal, çok çarpýcý bilgiler de verdi. "Merhum Baþkan´ýn Türkiye´yi ilgilendiren milli konularda ciddi çalýþmalarý oldu. Kosova Savaþý sýrasýnda oraya gidip, mültecilerin kampýna girdi. Orada eski bir helikopter kiraladý. Pilot bunun çok tehlikeli olduðunu, Sýrplar´ýn kendilerini yüzde 90 vurabileceðini söylemiþ. Ama Muhsin Baþkan belindeki tabancayý çýkarýp, ´Sýrplar bizi yüzde 90 vurabilir; ama sen bizi götürmezsen bu tabanca yüzde yüz vuracak´ demiþ. O dönemde ben baþkanýn yanýnda deðildim; ama baþkanýn anlatmasýna þahit oldum. Bunun üzerine pilot, onlarý Kosova´ya mültecilerin olduðu yere götürüyor. Kosova Dostluk Kurulu Baþkanlýðý yapýyordu. Kosova´nýn baðýmsýzlýðýnda onun emeði çoktur. AK Partili vekillerde baþkanlýk konusunda Yazýcýoðlu´nu desteklemiþlerdir. Genel baþkan o zor þartlarda Kosova´ya gitti. Bunu hakikaten herkesin yapmasý bana göre çok mümkün deðil. Kosova Dostluk Kurulu Baþkaný olduðu için Kosova´dan bir heyet geldi. Gelen insanlar ´Muhsin Abi´ diye hitap ediyordu. Onlarla da öyle samimi olmuþtu."
Okan Köksal milletvekilliði döneminde hiç aklýndan çýkmayan anýsýný da þöyle anlatýyor. "Ýsrail Cumhurbaþkaný Þimon Perez Meclis´te konuþmaya geldi. O gün genel kurula girmeyen tek milletvekili Yazýcýoðlu´dur. Kuliste beraber kaldýk. Bana döndü ve þunu söyledi: ´Emzikli bebeleri öldürenlerin konuþmasýný dinlemem´."
´O ÇANTANIN ÝÇÝNDE ÖNEMLÝ BÝRÞEY OLABÝLÝRDÝ´
Helikopter kazasýnýn suikast olma ihtimallerini de deðinen Okan Köksal Ýsmail Güneþ´in çenesinin kýrýk olduðunun ortaya çýkmasýyla þüphelerinin güçlendiðini ifade ediyor. Köksal þöyle devam ediyor: "Çenesi kýrýk bir adamýn 112 ile dakikalarca konuþmasýna tanýk olduk. Demek ki, çene sonradan kýrýlmýþ. Aradan 2,5 yýl geçtikten sonra çýkan deliller þüphelerimi artýyor ve her þeyin gün yüzüne çýkacaðýna inanýyorum. Kazadan sonra baþkanýn çantasý da kayboldu. El çantasý açýk kahve bir çantaydý sürekli onu taþýrdý. Küçük notlar alýrdý mitinglere gittiðinde. Baþkanýn bir silahý, bir de o çantasý sürekli yanýnda olurdu. O çanta kazada kayboldu. O çantanýn içinde önemli bir þey olabilirdi. Ama kayboldu. Hala da bulunamadý. Eþi falan da çok aradý. Normal bir trafik kazasý olsa bulunamýyor bir sürü þey. Ama bu bir helikopter kazasý.. Daðýn baþý, kar ve tipi var. Oraya gidenler belli. Sivas´taki evinde çýkmadý çanta, makam arabasýnda deðildi kendi evinde de deðildi dolayýsýyla o çantanýn akýbeti çok önemli. Sayýn Cumhurbaþkanýnýn DDK raporunu soruþturmasýný çok ciddi buluyorum çok teþekkür ediyorum."
´YAZICIOÐLU ÖLÜNCE YAPAYALNIZ KALDIM´
Son olarak Muhsin Yazýcýoðlu´nun hayatýný kaybetmesiyle yalnýz kaldýðýný belirten Özel Kalemi Okan Köksal, hayatýnda onun gibi birini tanýmadýðýný da sözlerine ekledi. "45 yaþýndayým onun kadar dürüst, kiþilikli, ahlaklý bir adam tanýmadým. Bütün vasýflarý onun üzerine oturmuþ baþka bir adam göremiyorum. 11 yýla yakýn yanýnda kaldým. Bana, ´kaþýn üzerinde gözün var´ demedi. Eþimden çok onunla mesai harcadým, 11 yýl boyunca. Öldükten sonra kolum, kanadým, dünyam, daðým her þeyim yýkýldý benim. Hani trafik kazasýnda bütün aileni kaybedersin de tek kalýrsýn ya öyle kaldým. Ýki çocuðum var biri 24 biri 16 yaþýnda ama ben hayatta bir baþýma kaldým. Yapayalnýz kaldým. Çünkü Muhsin baþkan her þeyimdi. Haftada üç dört kez Kabri baþýna gidiyorum nur içinde yatsýn."
Bu haber 3240 kez okunmuþtur.