









Atalarýmýzýn Türkiye’deki Ýlk Duraðý
27 Ocak Cumartesi günü Yeniköy’e gittim.
Ýçinizden Yeniköy’de neresi diye geçirdiðinizi duyar gibiyim.
Antalya’nýn 20 km. Kuzey Batýsýnda yer alan, benim için çok kýymetli bir köy.
Aslýnda adý köy ama artýk belediye olacak kadar büyümüþ. Nüfusu benim Maðusa’mdan daha fazla.
1934 yýlýnda yakýnlardaki Korkuteli, Kýzýlcadað mevkiinden gelen ailelerin yerleþmesi ile Kýrkgöz – Yeniköy olarak kurulmuþ.
28 Ekim 1934 tarihinde Kýbrýs’tan Türkiye’ye göç eden Kýbrýslý Türk aileler önce Antalya’daki Balbey mahallesinde bulunan camilere yerleþtirilmiþler. Daha sonra zamanýn Antalya Valisi Haþim Ýþcan tarafýndan Yeniköy’e 60 adet iskân evi yaptýrýlmýþ ve bu konutlara 1935-36 yýllarý içinde topraða týrnaklarýný geçirerek hayatlarýný idame ettirecek olan 60 Kýbrýslý Türk aile yerleþtirilmiþ.
Yeniköy, bölgede göçebe olarak yaþayan “Yörük”lerin de yerleþik düzene geçmesiyle geniþlemeye baþlamýþ, mübadele sonrasý Türkiye’ye gönderilen Giritli ailelerin de katýlýmýyla büyümesini sürdürmüþ.
Kýbrýslý Türk ailelerin Yeniköy’e iskaný devam etmiþ ve 1936 yýlý sonunda sayýlarý 600’ü aþan toplam 150 Kýbrýslý Türk ailenin köye iskaný tamamlanmýþ.
Kendilerine yeni evler yapýlmýþ. Çýðlýkaltý denilen bölgeden de adam baþý, daha doðrusu aile fertleri baþýna 12 dönüm olmak üzere, yörenin en güzel arazileri, taþsýz, kumsuz, bereketli topraklarý verilmiþ. Daðdan kaynayan bir dere ise Kýbrýslý Türklerin yerleþtirildikleri yerin yaklaþýk 100 m. doðusundan geçip denize dökülmekte.
Ýlk göç dalgasýndan sonra Antalya bölgesine gelmeye devam eden Kýbrýslý Türkler Adresan Burnu, Çavuþköy’e, Serik, Çandýr, Niðit, Ahmediye ve Kadriye köylerine yerleþtirilmiþler. Adamýzýn Mehmetçik, Geçitkale, Boðaziçi ve Limasol bölgelerinden yoðun göçler almýþ bu köyler. Özellikle Girit muhacirleri de oraya yerleþtirilerek, Kýbrýslý Türklerle uyum içinde bir yaþam sürmeleri saðlanmýþ.
Limasol’a “Leymosun”, Geçitkale’ye “Köfünye”, Mehmetçik’e “Galatya” demeleri çok hoþ. Konuþurken, Kýbrýs Türkçesinin vurgularý, deyimleri, uzatmalarý ve devrik cümle kurma özellikleri göze çarpýyor.
Mehmetçik kökenliler, “Hepimiz keçi gibi inatçýyýz” diyerek, karakterlerinin bu baskýn özelliðini hala taþýdýklarýný büyük bir övünçle dile getirmekte. Bana büyük bir ciddiyetle “Vurulurum ama karantinaya girmem” hikayesini de anlattýlar. Hep birlikte gülüþtük.
Yeniköy’dekilerin Kýbrýs ile baðlarý hiç kopmamýþ.
Neredeyse tümü, 30’lu yýllarýn baþýnda göç edenlerin kendileri, çocuklarý, torunlarý ve tüm aile fertlerinin hepsi KKTC vatandaþý. Kýbrýs’taki aileleri ile baðlarý çok kuvvetli.
Köye yerleþimi hatýrlayan ve köyde hala daha yaþamýný sürdüren hayattaki en yaþlý Kýbrýslý Türk göçmeni sordum. “Emine aba” dediler hemen.
“Aba” kelimesi dikkatimi çekti doðal olarak. Köylerimizde çok kullanýlan bir yerel kelime bu “Aba” hitabý.
Daha geçen hafta KKTC’ye gitmiþ ailesinin yanýna Emine Aba (Taþ). Kýzý Yeniboðaziçi’nde oturuyormuþ. Tabii ilk fýrsatta ziyaret edip hatýrladýklarýný anlatmasýný isteyeceðim kendisinden.
Kýbrýs’tan göçmenlerle birlikte gelen lakaplar ise hala geçerli. Birçok aile Kýbrýs’tan beraberlerinde getirdikleri lakaplarla tanýnýyor, biliniyor.
Ýlgimi çeken lakaplardan biri de “Pataryos”. Pataryos herhalde “Pataryacý”dan, yani akücüden geliyor. Kimse bilmiyor niye “Pataryos” dendiðini.
Antalya’da dikkatimi çeken bir de yapý çýktý karþýma. Lefkoþa’nýn simgesi olan “Girne Kapýsý”nýn birebir boyutlarýnda bir ikiziydi bu…. (Devam Edecek)…
Prof. Dr. Ata ATUN
ata.atun@atun.com
http://www.ataatun.com
http://twitter.com@ataatun
30 Ocak 2012









