DENGE
Hayat, bir denge üzerine kurulmuştur. Her işte, her düşüncede, her kurumda, kısaca her yerde dengeyi görebiliriz. Dünyamızın düzeni, kurumların işleyişi, aile düzeni, arkadaşlık ve dostluklar, çıkar ilişkileri hep bu denge üzerine kurulmuştur. Dengeyi koruyanlar, ondan uzaklaşmayanlar başarılı olurlar, dengeyi kuramayanlar ise, dengesizlikte kaybolurlar.
Denge, istikrardır, güvendir o yüzden istikrarı olmayan kişilere, dengesiz denmiyor mu?
Acaba ne kadar dengesiziz, kimlere dengesiz deniyor?
Söylediklerimiz ile yaptıklarımız uyuşmuyor ise, dengesiziz demektir.
İkiyüzlü isek, dengesiziz demektir.
Doğruyu bilip de söylemiyor isek, dengesiziz demektir.
Sevdamıza menfaat karıştırıyor isek, dengesiziz demektir.
Herkese akıl verip de akılsızca davranıyor isek, dengesiziz demektir.
Haklının hakkını vermiyor isek, dengesiziz demektir.
İnat uğruna yanlış yapıyor isek, dengesiziz demektir.
Kısaca, dünyadaki tüm doğrular dengenin temel taşıdır. Doğrunun yanında olan ve onun savunucuları dengeli insanlar ise, diğerlerine de dengesiz insanlar diyebilir miyiz, ne dersiniz?
Belki söylediklerimize uymayıp, yaptıklarımızı gizleyip, bir denge kurabiliriz. Ama bu sahte denge, sonunda büyük dengenin girdabına kapılmaya mahkumdur. Ne yaparsak yapalım, dengeden ayrılmamız bizi bitirir. İnsanı, insan yapan değerleri savunmadıkça, onları yaşam felsefemiz yapmadıkça, asla başarılı olamayız, kalıcı olamayız.
Unutulmayan, yıllar sonra hatırlanan, hayırla yad edilen insanlar, hayatta dengeyi yakalamış insanlardır.
O zaman, ne yapıp kendi dengemizi kurmamız ve o yolda ilerlememiz lazım. Başarı kendiliğinden gelecektir. Belki geç gelecektir ama, mutlaka gelecektir.
Ayhan Yağız
KurşunKALEM
ayhanyagiz@windowslive.com