Anayasa değişikliği neler getiriyor?
Mecliste kabul edilen ve büyük bir ihtimalle referanduma sunulacak olan anayasa değişikliği paketini Avukat Erkan Buyruk ile değerlendirdik
 
 
Mecliste kabul edilen ve büyük bir ihtimalle referanduma sunulacak olan anayasa değişikliği paketini Avukat Erkan Buyruk ile değerlendirdik.
 
Anayasa nedir?

Anayasa, bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar bütününe anayasa denir.  Anayasa denilen bu belgeyle ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınır.  Devletin temel kanunudur. Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir. Eğer anayasa normlarında devletin temel yapılanması hakkında ayrıntılı bilgilere giriliyor ve düzenlemeler yapılıyorsa bu düzenleyici anayasadır. Anayasa normları sadece devletin temel yapılanmasını çiziyor ve düzenlemeyi kanunlara bırakıyorsa bu ise çerçeve anayasadır.

 

Tarihimizde kaç anayasa vardır?

                  Bugüne kadar Osmanlı- Türk anayasa tarihinde beş anayasa yapıldı. Türk tarihinin ilk anayasası 1876 tarihli Kanuni Esasi olup bu anayasa Osmanlı devletinde mutlak monarşiden anayasalı monarşiye  geçilmiştir. Bu anayasa meşrutiyet rejiminin temellerini atan anayasadır. Cumhuriyet döneminde ise 1921 anayasası,1924 anayasası,1961 anayasası,1982 anayasası olmak üzere 4 anayasa yapıldı.

                  1921 anayasası 24 maddeden oluşmuş yeni Türk devletinin temellerinin atıldığı, Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirten ilk anayasadır. Meclis Hükümeti sistemi vardır. TBMM Kurucu iktidardır ve devleti  TBMM yönetir. Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir. Ne yazık ki milletin tam iradesinin yansıdığı bu anayasa kısa sürmüştür.

                  1924 anayasası ile devletin yönetim şekli Cumhuriyet olmuştur. Devletin dini İslam, başkenti Ankara ve dili Türkçe’dir. Bu nedenle bu anayasa laik bir anayasa değildir. Yargı bağımsız mahkemelere verilerek güçler birliği ilkesinden vazgeçilmiştir. Bu anayasa en uzun anayasa olması hasebiyle zaman içinde en çok değişikliğe  uğrayan anayasa olmuştur. 1928 yılında devletin dini İslam ibaresi anayasadan çıkarılmıştır. Sert bir anayasadır değişiklik teklifi ve değiştirilmesi zordur. Bu anayasa zamanında Anayasa mahkemesi henüz daha kurulmamıştır.

            1961 anayasası ve bundan sonra yapılan 1982 anayasası darbelerden sonra askerler tarafından yapılan anayasalardır. 27 Mayıs 1960 da ordu yönetime el koydu. 38 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi TBMM’yi kapattı. İki meclisli parlamento ( millet meclisi ve Cumhuriyet Senatosu) sistemi kabul edilmiştir. Yasama yetkisi Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak iki meclis arasında bölüşülmüştür. Parlamenter sistem uygulanmıştır. MBK, Kurucu Meclisin askeri kanadını oluştururken Danışma Meclisi sivil kanadı oluşturuyordu. Ayrıca kurulan yargısal denetim mekanizması ile önemli bir güvence sistemi getirecek anayasanın üstünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Yasa yapma yetkisi TBMM, yargı yetkisi Mahkemelere ve yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmiştir. Temel hak ve hürriyetler daha geniştir. Sosyal devlette amaç sosyal adaleti, barışı ve toplumsal dengeyi sağlamaktır. Devlet bu adaleti sağlamak için devlet aktif olarak ekonomik ve sosyal hayata müdahale ederek sosyal devlet anlayışını uygulamakla yükümlüdür.

                  1982 anayasası yine  12 Eylül 1980’de askerin yönetime el koyması neticesinde ülke yönetiminin  Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından yürütüldüğü   geçici bir dönemden sonra yapılmıştır. Geçiş dönemi öngörmüştür. Bir defaya mahsus olarak Cumhurbaşkanlığı seçimi halka yaptırılmıştır. Katı ve serttir. Anayasa değişikliği Cumhurbaşkanlığı onayı şartı ilk kez getirilir.

 

Mevcut anayasa değişikliği 1982 anayasasında ne gibi değişiklikler öngörmektedir?

 

                  Görüleceği üzere 1961 ve  1982 anayasası askeri darbelerden sonra yapıldığından milletimizde kendi değerlerine uygun, sivil, özgürlükçü ve adil bir anayasa talebi giderek güçlenmiştir. Hükümetin  geç de olsa getirdiği bu bazı maddelerin değiştirilmesi teklifi bu açıdan önem arz etmektedir. Çünkü bu süreç ne kadar başarılı atlatılırsa bundan sonraki değişiklikler daha kolay yapılabilecektir.

Bu aşamada anayasada yapılan bazı olumlu değişikliklere değinecek olursak;

Anayasanın 23.maddesinde  yapılan değişiklikle,“Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.”

Anayasanın 51.maddesinin son fıkrası kaldırılarak bir kişinin birden fazla sendikaya üye olabilme yolu açılıyor.

Anayasanın 53. Maddesinde değişiklik yapılarak memurlar ve diğer  kamu çalışanlarına toplu sözleşme hakkı tanınmaktadır.

Anayasanın 74. Maddesine eklenen fıkra ile kamu denetçiliği kurumu (ombudsman) oluşturuluyor.

Anayasanın 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına “Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.” cümlesi ile YAŞ kararlarına yargı yolu açılmaktadır.

Anayasanın 145. Maddesinde  yapılan değişiklikle askeri yargının görev alanı tekrar belirlenirken “Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür.” Denmek sureti ile askerlerin sivil mahkemelerde yargılanma yolu açılmıştır.

Anayasanın 146. Maddesinde yapılan değişikliklerle   anayasa mahkemesinin oluşumu ve üye seçimi üyelerin görev süreleri yönünden önemli değişiklikler içermektedir.

Anayasanın 148. Maddesine eklenen fıkra ile  Anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı getiriliyor.

Anayasanın 159.maddesinde yapılan değişikliklerle  HSYK’nın yapılanması, işleyişi hakkında önemli değişiklikler öngörülmüştür.

Anayasa değişikliği  24. Maddesi  Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesini yürürlükten kaldırmıştır.  12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının önünde engel olan geçici 15. Madde “12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleriyle bu dönemde kurulan hükümetler ve danışma meclisinde görev alanların yargılanamayacağı hükmünü ihtiva ediyordu.

 

 Bundan sonra ne olacak?

 

Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran kapatma için meclis onayını öngören madde   hükümetin parti üyelerinin de katılımı ile paketten düşürülmüştür. Ayrıca 13.05.2010 tarihi itibari ile Cumhurbaşkanı söz konusu değişiklileri onaylamış ve bu değişiklik paketi için referandum yolu açılmış durumdadır.

Yüksek seçim kurulu yapılan değişiklikle 60 gün  içinde yapılması gereken referandumu eski kanuna göre 120 gün içinde kabul ederek referandumun 12 EYLÜL 2010 tarihinde yapılmasına karar verdi. 12 Eylül darbecilerinin yargılanması hakkındaki referandum 12 Eylül’de yapılacak

 Artık söz millete ait olacak önümüze gelen sandıklarda Anayasa değişiklik paketine evet yada hayır oyu kullanacağız. Bu anayasa değişikliği geç kalınmış olmasına rağmen psikoloji yönden önemlidir.

Özgürlükçü olmayan 1982 anayasası nedeni ile  zarar görmüş toplumun değişik kesimlerinin anayasa değişiklik paketine  destek vermesi ve  toplumsal mutabakat içerisinde çıkması gereken anayasa değişikliklerinin  anlamsız bir şekilde hükümet yaptığı için destek vermeyenler üzerinde bir vebal olacaktır. Bu değişikliğe destek vermeyerek toplum nezdinde itibar kaybettiklerinin farkında olmasalar da sandıkta karşılarına çıkacak tabloya da hazır olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak milletimizin layık olduğu en iyi biçimde yönetilmesini , kanun ve kurallar ne kadar iyi de olsa uygulayıcıların iyi niyetli olması gerektiğini hatırlatmak isterim.
 

Avukat ERKAN BUYRUK

erkanbuyruk@hotmail.com

05327626073

                 

www.avamhaber.com sitesinden 23 Mayıs 2012 Çarşamba tarihinde yazdırılmıştır.