Ak Parti’nin; plan ve projelerle yıkılmadığını, bilakis oy potansiyelinin arttığını gören birileri, Ak Partiyi Seçim ile yıkmaya çalışacak.
Muhalefet Parti Liderlerinin Tamamı Ak Parti’ye her konuda yüklenirken, Fırsat bu fırsat deyip, Önce CHP Kanadının güçlenmesi için, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ı koltuğundan düşürüp, Yerine; son yıllarda adını Yolsuzluklarla mücadele kapsamında ön plana çıkan Kılıçtaroğlu’nu, Genel Başkan olarak atadıkları görülüyor.
Artık Oyların tek bir parti üzerinde toplanması için girişimlerin başladığı söylentileri ha keza düşüncelerimi doğruluyor. SDHP Genel Başkanlığından istifa sesleri duyulmaya başladı, Partinin feshi için çalışmalar başlatıldı, CHP’den sonra en büyük ikinci parti olarak görülen TDH Genel Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, Parti çalışmalarından vaz geçmesi halinde, oy parçalanmasını önlemek amaçlı, çeşitli tekliflerin yapıldığını tahmin ediyorum.
Mustafa Sarıgül’ün, Önümüzdeki günlerde CHP’nin Başına getirileceği teklifi sunulmuş olabilirki ardında Mustafa Sarıgül Partiden istifa ederek yeni parti çalışmalarından vaz geçtiği bildirildi ama parti içinde çatlaklar başladı. Birçok İl başkan ve Başkan yardımcıları Ak Parti saflarına katıldı. Bu Partinin de feshinden sonra Solda Tek parti olarak seçime gidileceği ön görülmüş ki, buda AK Partinin seçim yolu ile düşürüleceği kanaati doğmuş ve düğmeye basılmıştır diye düşünüyorum.
Şimdiden projeyi çiziyorum…
2011 Yılında yapılacak seçimlerde CHP istediği planı uygulayamaz ise İlk olarak Partinin başına getirilecek olan Mustafa Sarıgül’dür. Ama Sarıgül Parti içinde önemli bir yer alacak olması, önceden hesaplanmış olacak ki; Sarıgül’ü, Bu ani dönüşten vazgeçiren başka hiçbir sebep mümkün değildir.
CHP Genel Başkanı Kılıçtaroğlu’nun Samimiyetine ve geleceğinin garantisine vede Başarı elde edeceğine ala ve asla inanmıyorum.
Neden mi?
Analar ağlamsın diyen Kılıçtaroğlu değilmiydi? ama analar ağlamsın yasasına karşı çıkan da o değilmiydi? 12 Eylül mağduruyum diyen MHP ve DTP’yi yanına alarak hayır da, bir hayır vardır diyen o değilmiydi? Kemal Kılıçtaroğluna bir muhabir soruyor “Siz Cumhurbaşkanının annesine ermeni dediniz Cumhurbaşkanı iftira olduğunu açıkladı, Sizinde annenizin ermeni olduğu söyleniyor ne dersiniz” dediğinde Kılıçtaroğlu samimi davranmayıp kaçamak cevap verdi ve şöyle dedi “bakın çocuklar o bir anne, ister ermeni olsun, ister Yahudi olsun, ister Müslüman olsun o benim annemdir” dedi. Ama kesin yanıt vermedi.
Bilinen bir gerçek var ki, İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Şırnak, Hakkâri ve Tunceli doğumlu ve ermeni kökenli olan birçok Türk vatandaşı var ki
Bunlardan biri ile yaptığım sohbette ben Tunceli doğumluyum ama aslım ermeni ben oyumu (HADEP)’e veriyorum ama hemşerim Kılıçtaroğlu, Baykal’ın yerinde olsaydı oyum CHP nin olurdu Baykal Bu partinin başında olduğu müddetçe CHP’ye oy vermem dedi.
İşte o vatandaş gibi Kemal Kılıçtaroğlu da, Muhabirin Sorduğu soruya, mertçe cevap vermesi gerekirdi, evet veya hayır demesini beklerdim. Tabiî ki o bir anne, kökeni ne olursa olsun ama aslını saklamak, inkar etmekten geçer sanırım.Peki bazı gerçekleri saklayan Kılıçtaroğlu’na ben şahsen nasıl güvenirde oy veririm, Hani her zaman şeffaf olacağım diyen o değimliydi. Ülkenin en önemli geleceği olan Anayasa değişikliğine hangi tanımla hayır diyebiliyorsun. Sadece “hayırda hayır vardır” demekle olmaz. Daha içerliğinin ne olduğunu bilmeden, mahkemeye koşan siz değimlisiniz?, Başbakanın içten gelen boğuk ağlamaklı sesine sahte gözyaşı diyebiliyorsan, o yılların mağdurları sen olduğuna göre, neden bu yasanın geçmesine müsaade etmiyorsun, buna vereceğin cevap sadece işsizliğe çare değil, aş, ekmek vermiyor yoksullukla mücadele etmiyor deyip geçiştirmek mi olmalıdır? Ama biliyorum ki, gelecek için, Tüm parti yandaşları da evet diyecek, buna inanıyorum.