enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,9899
EURO
35,9671
ALTIN
2.550,36
BIST
11.235,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Hafif Yağmurlu
34°C
Bursa
34°C
Hafif Yağmurlu
Salı Hafif Yağmurlu
32°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
32°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
29°C
Cuma Yağmurlu
28°C

Yıl 1989. Meşhur Diyarbakır Cezaevi’ndeyiz…

A+
A-

3000 PKK’lı var, (O zamanlar Apocu deniliyordu.) ülkücüler ise sadece 18 kişiyiz…18 kişi cezaevini Apoculara dar ettik; o da ayrı hikaye; ama burada anlatacağım başka bir ibretlik hadise…

Kayseri Ülkücü Kuruluşlar Davası’ndan yargılanıyoruz…
Dosyamız Yargıtay tarafından aleyhimize bozuldu, duruşmamız yeniden yapılıyor…Duruşmalara 18 kişi gidiyor, bir tek tahliye bile olmadan 18 kişi dönüyoruz…

Bizimle aynı gün duruşması olan Apocular 80 kişi gidiyor, 12 kişi dönüyor, 70 kişi gidiyor, 8 kişi dönüyor…Duruşmaya her çıktığımızda Apocuların kitleler halinde serbest bırakılması, bizden bir kişinin bile tahliye olmaması bizi kahrediyor…

En az zamanaşımından dolayı en az 7-8 arkadaşımız tahliye olması gerekirken, yine bir tek kişi bile tahliye verilmeyince bizim sabrımız taştı, hep birlikte “Biz vatan hâini miyiz, bizi bırakmıyorsunuz ama Apocuları kitleler halinde serbest bırakıyorsunuz?” diye sloganlar atmaya başladık…

Duruşma salonu karıştı; bir anda içeriye askerler doluştu…Adliye binasının etrafını askerler sardı, Tankların namlularını duruşma salonuna doğrulttular. Duruşma salonuna yüzlerce asker birden girdi, bizi yere yatırdılar, kafamıza silahları dayadılar…

Biz o halde iken bile sloganlarımıza devam ediyoruz…
Nihayet hepimizi derdest edip, cezaevi arabalarına doldurup, cezaevine getirdiler…

Aradan yıllar geçtikten sonra anladım ki, Diyarbakır Cezaevi dağı besleyen bir fitne yuvası olarak kullanılıyor imiş…

Bölgeden sempatizan kişileri birtakım bahanelerle tutuklayıp, cezaevinde şiddetli işkencelerden geçirip, devlet düşmanı olduklarına kanaat getirdiklerini kitleler halinde serbest bırakıp, serbest kalanların da derhal dağa çıkmalarını sağlıyorlarmış…

Ülkemizin bölünüp parçalanması, milletimizin esârete düşürülmesi için üzerimizde oynanan yüzlerce oyundan sadece birisi bu idi…

Ancak…

Yiğit bir Uzun Adam çıktı, bütün planlarını alt-üst etti, Baldıran Zehiri içti, sonunda iç barışı sağlayıp, Kürt kardeşlerimizle PKK’yı ayırıp, PKK’nın belini tam orta yerinden “küt” diye kırdı…

Allâh başımızdan gölgesini eksik etmesin…

Türk’ün Yüce Başbuğu, Mazlumların Umudu, Zalimlerin Korkusu, Recep Tayyip Erdoğan…

El Muzaffer Dâimâ..!

Yazarın Diğer Yazıları